Merhaba
Sevgili gençler, merhabalar...
Ben matematik öğretmeni Gamze Kayhan. Şanlıurfa'da bir lisede görev yapıyorum.
Bu blog sayfasını, yıllardan beri yazageldiğim matematiksel öyküleri yayınlamak, derli toplu bir alanda kayıtlı kalmasını sağlamak amacıyla açtım. Umarım okurken keyif alır ve matematiğe bambaşka bir açıdan bakabilirsiniz.
Genelde yeni tanıştığım insanlara matematik öğretmeni olduğumu söylediğimde hemen yüzleri ekşir ve iştahla matematikten ne kadar nefret ettiklerini anlatırlar bana. Önceleri bu duruma çok bozulur ve hemen savunmaya geçerdim: Hayatımı kazandığım ve anlatmaktan her daim keyif aldığım bu uçsuz bucaksız dünyayı sevdirmeye yönelik cümleler kurardım. Oysa bu beyhude bir çabadan fazlası değildi ve her seferinde bu örgütlü nefrete yenilirdim. Bu yenilgi ve nefret bana acı vermeye başladığında bu duruma kendimce bir çözüm buldum : matematik deyince insanların zihninde beliren imgeleri düşünmeye bunları not almaya başladım. Özellikle matematik öğretimine uzun yıllar ara vermiş, hatta tüm kariyerini matematikle en az karşılaşabileceği bir düzlem üzerine kurmuş insanların matematiğe dair hatırladığı şeyleri keşfetmek, onların ortak noktalarını düşünmek, yaşantıları ve matematik dersine olan hisleri arasındaki ilişkiyi düşünmek benim için çok eğlenceli bir oyun halini aldı. İşte bu sayfada okuyacaklarınız bu oyun sayesinde zihnimde beliren öyküler,masallar, anlatılar ve alegorilerdir.
Matematik branşı soyut düşünme temelinde inşaa edilen dev bir kale... Bir insanın soyut düşünebilmesinin en önemli destekleyicisi iseee, evet bildiniz! HAYAL GÜCÜ! Lafın nereye gideceğini az çok tahmin etmişsinizdir ancak yine de açık seçik anlatmakta fayda var. Sevgili gençler, matematik diyince tüyleri diken diken olan insanların bazı ortak özelliklerini keşfettiğimden bahsetmiştim. Bunların başında okuma alışkanlığı geliyor. Matematikten haz alamayan, onu çeşitli simgelerin anlamsız birliği, okunması imkansız bir garip alfabe olarak gören insanların çoğunun kitaplarla da arasının pek iyi olmadığını söyleyebilirim.
Zihnimiz bir kitabı okurken, kitapta tasvir edilen olayları,kişileri,hatta mekanı canlandırma eğilimindedir. Aksi halde okuduğunuzu tam olarak algılayamazsınız. Beynimiz, kitapta okuduğu soyut ifadeleri somutlaştırmak için çaba harcadıkça, bizler soyut olan matematiği anlamlandırmada somutlaştırmada da güçleniriz. Bunu yaptığı spor dalından bağımsız olarak tüm sporcuların koşma kondüsyonuna sahip olması gerekliliği gibi düşünebilirsiniz. Koşarak güçlendirdiğimiz kaslar nasıl ki bize yüzerken, futbol oynarken yardımcı oluyor, okuma eylemi de zihnimizin en güzel egzersizi olarak hayatı anlamlandırmada, mantığa bürümede ya da algoritmik düşünmede bize son derece önemli bir katkı sunuyor.
Matematik nefretinin altında yatan bir diğer şey ise öğretici (öğretmen) ile öğrencinin bir uyum yakalayamamış olması. Bu sözlerimi, "iyi öğretmen / kötü öğretmen/ tembel öğrenci/ çalışkan öğrenci" düzlemine indirgememenizi temenni ederim. Çünkü konumuz bu değil. Konumuz öğretmenin anlatma biçiminin, bilgiyi sunuş yönteminin öğrenciye uygun olmaması. Zihni şekillenmemiş, ve şekillenmeye kapalı, kitaplardan, öğrenmeden uzak bir öğrenci ile karşılaştığında ne yapacağını bilemeyen biz öğretmenler çoğu zaman ve mecburen en kolay, risksiz ve ekonomik yolu seçiyoruz: sunuş yoluyla öğrenme. Bu da, yetişmesi gereken müfredat, zaman darlığı, sınıf mevcudu vb. gibi sebeplerle ezberci eğitimin yolunu açıyor. Öğrenme hazzını yaşayamayan öğrenci de çareyi matematikten nefret etmekte buluyor.
Lafı çok uzattım sevgili öğrenciler, değerli okurlar.
Burada sık sık buluşalım, bu konuyu enine boyuna konuşalım. Hatta siz de yazın matematik deyince aklınıza gelen konuları, anıları ve simgeleri... Bu canavarı birlikte evcilleştirelim.
Sevgiyle kalın, matematikle kalın..
Gamze Kayhan
Şanlıurfa.
matematikyapabilsem@gmail.com
Başarılar öğretmenim. Sıkılmadan okunası, örnek alınası bir çalışma olmuş. Hayal gücünüze sağlık. Bir Fizik Öğretmeni olarak ben de zamanın birinde "Nükleer Seyyah" ve "Evren Seyyahı" isimli iki öykü dizisi oluşturmayı çok istemiştim ama başlamadan bitmişti :( Cesaret verdiniz doğrusu.. :) Heyecanla devamını bekliyoruuuzzz..
YanıtlaSilDeğerli öğretmenim,
SilCesaret vermek konusunda tanıdığım en güzel örneklerden birisi sizsiniz. Bu sebeple yorumunuz son derece kıymetli. Çok teşekkür ediyor ve Nükleer Seyyah ve Evren Seyyahı hususunda sizi sık sık rahatsız edeceğimi peşinen beyan ediyorum :) Sevgiler.